Ara
  • YEŞİM GÜNAY

Belki de, Kalmasın


Münir Göle, yeni romanı ‘Belki De,’ kadın-erkek ilişkisini, içebakışla sorgularken, yeniden yapılandırıyor. Esin’in eşi olarak okuyucunun karşısına çıkan yazar, hayatta yapmak isteyip de yapamadıklarını İlhami’ye, romanın ana karakterine yaşatıyor. İlhami’nin yirmi yıl öncesini bilmediğini, buna rağmen anne ve babası hakkında verdiği bilgiyle karakterin geçmişine ait tüm boşlukları okuyucunun doldurmasını da bekliyor. Yazar, merak dürtümüzü harekete geçirirken, bizler İlhami’yi kabulleniyoruz. Ona güvenimiz de oluşuyor.


Yazarın, İlhami’ye söylettiği “Havada asılı kalan toz, bir öykünün bittiği yerin izidir,” cümlesi, ana karakterdeki beklenmedik değişimlerin de habercisi, romanın da okuma izleği.


Yazar, ana karakterin bazen kurgu olduğunu savunsa da, kendisi üzerinden İlhami’ye geçişindeki doğallığına kısmen ters düşüyor. Kahramanın hayatına giren en önemli iki kadını, yüz yüze görmediğini defalarca tekrar etmesine rağmen, ‘belki de,’ dediği her şeyin kendisi olduğu izleğinde, romanı okumamız da mümkün. Bu unsur da okuyucuda farklı bir merak uyandırıyor. Güven duyduğumuz İlhami’nin cinsel hayatını istemeden takibe giriyoruz. Romanı bir solukta okumak istiyorsunuz. Düşünmeden okumak istemem diyenler de olacaktır. Okuduğu satırları özümsemek isteyenler ki onlar, yazarın özellikle altını çizdiği şekilde fona kırmızı şarabı da yerleştireceklerdir. Bunu yaparsanız İlhami’ye, şerefe, demeyi unutmayın!


Romana karşı merakınızı biraz daha uyandırayım. Teknoloji çağında yaşıyoruz. Hızlı düşünüp doğru kararlar vermek istediğimizden, vitamin alıyoruz, çok okuyoruz, müzik dinliyoruz, görsel sanatla ilgileniyoruz, spor yapıyoruz. Özünde, her şey algılarımızın yenilenmesi için. Ortama adapte olabilmek için. Bunları yapmayıp da konforlu hayatımızda yaşarsak bir noktada elenir gideriz. Beraber düşünelim. Doğarsak, belki de kalmayız. Yaşarız. Çabalarsak, biz oluruz. Anılarımız, şimdiden geriye doğru birikir. Geleceğimizi anılarımız üzerinden kurgular, -ki bunlar hayallerimizdir- belleğimizde biriktiririz. Bu depolamanın zamana endeksli bir kapasitesi vardır. Kişiden kişiye değişiklik gösteren. Yaşandıkça yenileri eklenirken, eskilerinden silinenler olur. Bu işlemi yapan bizizdir ama seçimi düşünmeden, çoklu etkileşimlerle yaparız. Kokusundan rahatsız olduğumuza bile gelecek şansı vermeyiz. Anılarımızın her biri fotoğraf karesinden ibarettir. Kayda attığımız tarihin sadece bizde bir anlamı vardır. Şimdiden, geçmişteki tarihi seçer, gözün hafızasına yükleriz. Hatırlama işlemimiz başlar. Önünü arkasını süsleriz. Anlatırız. Bazen güleriz, olmadı ağlarız. İşi bitince belleğimizdeki yerine tekrar koyarız. Aradan bir zaman geçer. Eski anımız tekrar aklımıza düşer. Tarih aynı olsa da bu seferde fotoğrafın renkleri farklıdır. Aklımıza gelenlerle tekrarlanan anımız, ilk hatırlamanın yarım saat öncesine veya sonrasına ait de olabilir. Farkında olmadan daha farklı şeylerle de süsleriz. Her ikisi de aynı kişiye anlatırsak, dinleyen kişi farkı algılar ama o da dışarıya aktarırken kendinden katar. Geçmişten gelen birikimlerimizden şimdinin çoklu seçkisini çevremiz üzerinden yaratan biziz. Kendimizi dışarıya açtığımız anda yol ayrımlarımız şekillenir. Şimdinin, geçmişe ait anısı bilinmiyorsa tercih yapmamız da gerekmez. Anlatacak öykümüz de olmaz. Yazar Münir Göle, romanlarında bunu, ustalıkla yapıyor. ‘Belki De’ de zamanla oynaması, mekanlardaki seçkisi ve okuyucuyla konuşarak anlatısı, klasik roman tadında. Okuyucuya, sadece okuma değil, yazma şevki de yüklüyor.


Romanı okurken, yazarın, anlatımdaki zengin kelime dağarcığı, göz hafızanızı hareketlendirecek. Bazı satırlar algınızda yer bulacak. Anılarınız öne çıkacak. Belki kendinizi sevecek, belki de kızacaksınız. Aklınızda olsun, zevkle okuyacağınız bir roman, ‘Belki De.’


Münir Göle’nin hiçbir kitabı, belki de kalmasın. Okuma listenize girsin. Keyifli okumalar…


Belki de

Münir Göle

Alakarga Yayınları

224 sayfa

Roman

2021


Son Paylaşımlar

Hepsini Gör