Ara
  • YEŞİM GÜNAY

Deli İbram Divanı


Hikâye tadında bir ilk roman, Ahmet Büke’den “Deli İbram Divanı.”


Kendisinin, bir öykücüdense, bir hikâye anlatıcısı olarak tanımlanmak istediğini dile getirdiği röportajlarındaki samimiyetini, ilk romanında açıkça göstermiş. “Hikâye anlatımı edebiyatın sözlü türüdür,” der Ahmet Büke…


Hikâyeler, kendi yaşamımızı bize düşündüren olaylar sunar. Sonunda da muhatabını içine alır ve o düzeni benimsetir. Bir hikâye her aşamasında, hitap ettiği kişiye, bir seçime zorlar. Öğretisinde, ancak kuvvetlenirsek kurnazlık yapar, yoksa sistemin çarkında kaybolup gideriz. Sonuçta, hayatta kalmak bir lütuftur.


İyi bir hikâye anlatıcısının izleğinden, dikkatli bir okur gözünden baktım esere…


Her seçim, bir vazgeçiş sonucu karşımıza çıkan yeni bir yoldur. Ve her yol farklı bir sona varır. Hikâye anlatıcıları farklı sonları derler ve anlatıma başlar. Bir olaya sebep olan şeyle, sonucuna farklı göndermeler yapar. İyi bir hikâyede yaptığımız seçimler, bizi, biz yapan değerlere taşır. Birey olarak varoluşumuzun göstergesidir seçimlerimiz. Ve bir hikâye anlatıcısı sıfatıyla topluma yön veririz. Ahmet Büke de romanında bunları aynen uygulamış, anlattığı bir hikâye içinden yeni hikayeler çıkarmış, sonlandırmış, tekrar çıkarmış, onu da sonlandırmış ve bu şekilde dile getirdiği bir dünyada ilerlemiş.


Ahmet Büke’nin hikâye anlatımındaki sarkmalarla, açıklayıcı bilgileriyle romanın birinci bölümünü tamamladım. Keyifli yapıtın, esasında bir öykü niyetiyle kaleme alındığını, hatta nereden sonra romana dönüştüğü saklanmamış. Bölüm aralarındaki geçişler ve ara başlıklar, tercih edilen uzun cümleler, öyküden romana dönüşünü destekleyen bir nitelik katmış.


Yapıta, doğum ve ölüm üzerinden bakarsak…


Doğarken geldiğimiz yere sevinç veririz. Ölürken de acı. Ne yazık ki öldüğümüzün farkında olmadan yok oluruz. Ölüm ansızın olur. Yaşadığımız unutulana kadar geride bıraktığımıza hissettirdiğimiz duygu, telafisi mümkün olmayan bir kaybedişe dönüşebilir. Kaybedişin ağır yüküyle yaşamak, onun üstesinden gelmek, bazen bir bedel ödetir. Sonucunda bir hedef seçer ve savaşırız. Yaşam gayemizi intikama dönüştürürüz.


Deli İbram Divanı, kapsamlı bir intikam romanıdır…


İntikam hassas bir konudur. Akıllıca yapılmazsa haklıyken haksız kalınan bir duruma çok kolay düşürür kişiyi. İyi bir yol göstericiye ihtiyaç vardır. Deli İbram karakteri, Deli İbram Divanı üzerinden bir yol göstericidir. Ahmet Büke bu karakteri bilinçli seçmiş. Doğruyla yanlışı çarpıştırmaktansa, akıllı olmayı vurgulayan akıllı bir deli, İbram.


Kararlar alınır ve uygulanır. İnsanın kendinden emin olması iyi bir şeydir fakat kendini farklı görmesi, bir kıyaslamayla vardığı üstün kişi olma halidir. Hukuk ve anayasa kurallarından bağımsız bir yönetim biçimi sergileyen önder kişiler, sözde halkın iyiliği için var olduklarını söyleseler de kendi haklarını gözetirler. Aldıkları kararlar, ancak kendi hukuklarında işler. Söz konusu olay sonlandığında farklı kapılar açılsa da sadece kendi hakkını gözetir, şiddet uygular. Uygulanan şiddet iyilik içindir. Sözde bir annenin, kendi çocuğunu eğitirken fırlattığı bir terlik kadar masum gösterilip de öyle olmayan Eczacı Süleyman karakterini tanırız.


Herhangi bir ihanetin karşılıklı güven duygusunu yitirmek, intikamınsa bir zayıflık olduğunu vurgulayan olaylar silsilesi içinde Deli İbram ve Yusuf’un hikayelerinde, Osman’ı Yusuf’layken bir terzinin, Deli İbramla birlikteyken de bir denizcinin yaşamından kesitler okuması yaptığımız usta bir hikâye anlatıcısının izleğinden, yan hikâyelerle beslenen iki yüz dört sayfalık uzun bir metin yazmış A. Büke… Yitirilen güven duygusuna hizmet eden çok olay var, Deli İbram Divanı’nda.

Yozlaşan güvene karşı gelişen mutlak bir güven duygusu için yazılan son bölüm göndermelerle dolu. Metnin iyi bir hikâye anlatıcısından çıktığını gösteren satırlarla eser biter.


İlk öykü kitabını 2004’te, yedincisini 2019, 2015 senesinde de bir film senaryosu yazan Ahmet Büke’nin yapıtlarını Can Yayınevi’nden okuruz.


Romanı tamamladım ve gözlerimi kapadım. Sadece boz bir yunusla, Osman’ın içinde olduğu bir dünya düşündüm. Bir sahil kasabasında geçen bir yaşamda, bir zaman diliminin içindeydim. Hikâyeler böyledir, okuyucusunu kendi hayal dünyasına sürükler…


Kalemine sağlık Ahmet Büke…


Deli İbram Divanı

Ahmet Büke

2021, Can Yayınları


Son Paylaşımlar

Hepsini Gör