Ara
  • CEMRE BULUT

Doğanın içinde “Dımdızlak”


Fergun Özelli’yi daha çok şiir kitaplarıyla tanıyoruz. İlk şiirleri Dönemeç ve Yusufçuk dergilerinde yayınlanan Özelli 1998 yılında Behçet Aysan şiir ödülüne layık görülmüştür. Orhan Alkaya ile birlikte hazırladığı çok dilli Seyfi Turhan Şiiri adlı kitap önemli çalışmalarındandır. 2020 yılının pandemiyle geçen bu zor günlerinde ise Alakarga Yayınları’nın Ars Longa serisi içinde Dımdızlak adlı öykü kitabı okurla buluştu. Doğanın içinde insanın, cansız varlıkların sıradan hallerine şiirsel bir dokunuş Fergun Özelli’nin öyküleri. ‘Akıl Almaz Saçmalık” adlı öyküsünde kişileşen saçmalık kavramı, kısa ve ahenkle akıp giden dizeler gibi gösteriyor bize kendini: “yüzünü güzelce gizleyen akıl almaz saçmalık, telli duvaklı bir gelinliğe gizlediği suçlarını, dü­ğün dernek elâleme gösterip ellerinden birini, öteki elinin kesimiyle tehdit ederek, sahte din, sahte tarih ve sahte diliyle kuzuyu kuzuya, mar­tıyı martıya, kediyi sobaya, köpeği insana, (hiç olmadı) hayatı hayata küstürüp saç saça, baş başa birbirine düşürerek, mağrur ve muktedir bakışlarla yaşarmış, gün ışığı, ay ışığı ve zifirî karanlıkta. Şiirselliğin içine gizlenmiş eleştirel bakış öyküyü ayakta tutan temel sebeplerden, ancak bu kadar nahiflik bu dünyanın yavanlıkla beslenen insanına biraz fazla sanki, sizce de öyle değil mi? Öykülerin her okurda farklı çağrışımlara yol açacağı malum, birkaç ipucu isteyenler için...


“Aşk Gözü”

‘Aşk Gözü’ adlı öykü şekil bakımından şiire daha yakın, dokuz bentten oluşmuş gibi. ‘Sıkıysa Sus’, ‘Kansalak Makamı’ öykülerinde de bu şekil özelliklerini görmek mümkün. ‘Aşk Gözü’ İstiklal Marşı kararlılığıyla sesleniyor okura, satirik bakışını asla ikinci planda tutmuyor. İnsanın yaşam mücadelesindeki kaçışları, yalanları, kalbindeki saflık, kuralların içinde kayboluşu, başkaldıramayışı, doğada kendini tek ve mutlak sanması, kendinden kaçamayışı ve pek çok şey bu öyküde var; ‘cesaret insanı aşka ve hayatın tadını almaya götürecektir’ mesajını da eklemek gerek.

“japon yapıştırıcısıyla yapıştırılan resmî minyatür­-

ler, göçle sürgün üflüyor öksüz ve yetim yangın­-

lara. çekiç, görüyor bunu; orak, biliyor; su, ber-

­rakken tutuklanmış; infaz, en renkli desenin-

­den giydirilmiş inatçı kelebeklere.”


“susturup durdurur, dondurup koşturur zavallı kâğıtları.”

Fergun Özelli, öykülerinde adeta her şeyi canlandırıyor; hareket etmeyen, hislerinin ardına düşmemiş bir şey yok. ‘Ölümsüz Etobur’ adlı öyküde karaçalının ardından gidiyoruz: “her şeyin bir yok olduğunu bilen ve eğri yoldan dümdüz geçip giden karaçalı.” ‘Yaşlı Jilet’te ise dolar ve euro’nun edilgen kişiliğinde otoritenin acımasızlığını görüyoruz: “dolar ve euro, sterlinle ruble’nin peşinden ko­şup altınla fink atarak petrolle sevişirken, çev­resini parmak kaldıran ama asla okunmayan kitaplar bastı...” Eser boyunca masallar diyarının ortasında kalakalmış bir okur gibi hissederek ilerlemek mümkün. Çünkü masal içine; öyküden, şiirden, derslerden, eleştiriden aslında hayattan en gerçekçi izleri alır ve sonunda haklı olduğunu mutlaka gösterir. Dımdızlak da öyküyü temel alıp şiiri, aforizmayı, taşlamayı; doğanın varlığını unutarak yaşayan, kaostan kaçabileceğini sanan insan üzerinden estetize ediyor.


Fergun Özelli

Dımdızlak

Öykü, 48 s.

Alakarga Yayınları, 2020

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör