Ara
  • NİLGÜN ÇELİK

Mungan okuyucusu hem yazım tekniği hem de içeriğinin kültürel örüntüsünü kavramda uyanık olmak ...



Hülya Çevirme, Kocaeli Üniversitesi’nde akademisyen olarak görev yapmakta. Eğitim Fakültesi, Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü öğretim üyesi. Söyleşimiz bu yıl Kriter Yayınevinden çıkan, Murathan Mungan Bir Kültürel Okuma Denemesi adlı kitabının çerçevesinde olsa da akademik yaşamı yayınlamış makaleleri hakkında da konuşmak isterim.

H. Çevirme Türk Halk Bilimi, Halk Edebiyatı, dil ve edebiyat öğretimi konularında çalışıyor. H. Çevirme’nin, Birhan Keskin Şiirinde Aşk ve Doğa: Halk Şiirinden Ekofeminist Şiire Doğru, Masallarda Eleştirel Düşünme, Almanya’da yaşayan Türk Göçmenler İçin Kültürel Kimlik ve Somut Olmayan Kültürel Miras Tutum Ölçeği, Halk Anlatılarının Metinselliği, Alkarısı İnanmaları ve Bilim, Kurnaz Köylü Masalı’ında İletişim Çalışmaları, Masal ve Efsanelerle Halk Eğitimi, Yunus Emre’nin Bir Şiirinin Gösterge Bilimsel İncelenmesi, Murathan Mungan’ ın Öykülerinde Bir çatışma Alanı Olarak Geleneksel Oyun ve Eğlenceler ve Dil ve Edebiyat Eğitimi alanında Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Öğretim Pogramı’nın Kültürel İşlevi başlığında yayınlanan makalelerin dışında daha birçok yayınlanmış makalesi bulunmakta. Çok yönlü araştırmacı olan akademisyen yazar, Hülya Çevirme, Murathan Mungan Bir Kültürel Okuma Denemesi adlı kitabını Mungan’ın kültürel İdeolojisinden, kimlik, cinsiyet, eserlerindeki modern ve post modern tutuma kadar son derece detaylarıyla incelemiş. Mungan’ın anlatı tekniklerine ve incelenen beş eserin ayrıntılı çözümlemesine geniş yer verilmiş. Bu anlamda çok kıymetli olduğunu düşündüğüm eser hakkında sorularımı Murathan Mungan hayranları ve Hülya Çevirme’yi tanımak isteyenler için prolog dergi adına soruyorum.


- Öncelikle akademik yaşamınızdan başlamak isterim. Son derece üretken olduğunuzu görüyoruz. Yazdığınız makalelerin de birkaçını okuma şansım oldu. Rahatlıkla söyleyebilir ki yazdıklarınız başka tez ve makaleler için besleyici, öğretici nitelikte. Ben bir okur olarak akademisyenlerin araştırma yaparken hangi kaynaklardan beslendiğini merak ediyorum. Bir tezi, ya da makaleyi hazırlamak için nasıl bir süreçten geçiyorsunuz?

Teşekkür ediyorum, üretken görmeniz beni sevindirdi. Bir akademisyen doğal olarak uzmanlık alanının literatüründen besleniyor, bilimsel bir araştırma yaparken öncelikle önce yapılmış olanları görmek zorunda ve yoluna; onlara ne katabilirim ne eksik, neye ihtiyaç var, hangi soruların cevaplarını bulmak gerekir veya yeni hangi soruları sormak gerekir gibi değerlendirmeleri yaparak devam eder, zincirin halkasına bir halka daha ekleyebilmişse ne mutlu! Söylenmemiş olana yakınlaşırsa da bilim yapmış olur…


- Yeni nesil öğrencileri kaynak arama ve kullanma konusunda şanslı görüyor musunuz?

Çok şanslılar, artık dijital dünyayla her yayına ulaşmanız daha kolay.


- Murathan Mungan edebiyatı çok yönlü bir edebiyat olduğu için hazırlanmak da o denli yönlü ve zor olmuştur düşüncesindeyim. Siz ne tür zorluklar yaşadınız?

Doktora yaparken edebiyatın merkezinden uzak olma, ancak yazılı belli kaynakları tarayabilme, akademinin belli kuralları ve sınırlarını gözetmek zorunda kalmak, disiplinlerarası çalışmak zordu.

Mungan okuyucusu hem yazım tekniği hem de içeriğinin kültürel örüntüsünü kavramda uyanık olmak zorunda. Ben de doğru mu yorumluyorum, doğru bir dille mi anlatıyorum kaygısı içindeydim. Bazen de cahil cesaretiyle yola koyulduğumu sanıyorum…


- Kitabınız, Murathan Mungan Bir Kültürel Okuma Denemesi, 1999 yılında Mungan’ın beş kitabını inceleyerek yazdığınız doktora tezinizin yeniden yapılanmasıyla oluştu. Çok detaylı bir çalışma olduğu aşikâr. Ben bu incelemede neden Murathan Mungan’ı tercih ettiğinizi merak ediyorum. Sizin için diğer yazarlardan Mungan’ı ayıran nedir?

Uzmanlık alanım Türk Halk Bilimi. Bu nedenle Halk edebiyatı üzerine çalışmayı istiyordum ancak çağdaş edebiyatı da çok seviyordum, ikisi arasındaki süreklilik beni ilgilendiriyordu. O ara Mungan’ı çok okuyordum, yazdıklarının halk arasındaki halini ya dedemden dinlemiştim ya da okumuştum, Mungan ise bunlara eleştirel bakıyordu ve çok çok içtendi. Çok severek çalışacağım yazarı ve konuyu bulmuştum…


- Kitabınızda Mungan’ın yapıtlarının temelini doğu batı kültürüyle hesaplaşma, Türkiye’nin modernizim tutumu, birey olamama ve cinsiyet ideoloji üzerine kurduğunu söylüyor, bunun altını çiziyorsunuz. Öyleyse bir akademisyen olarak Mungan’ın bu eserleriyle toplum üzerinde bir değişim, gelişim yarattığını ya da yaratamadığı söylemek mümkün mü?

Otuz iki yıllık öğretmenlik yaşamımda Mungan’ı okumayan bir sınıfla karşılaşmadım henüz. Bu bir ölçütse, evet, okuyucuyu etkiliyor, özellikle Diğer açıdan henüz doğu- batı çelişkisindeyken, tam da modernleşmeden, merdivenlerin basamaklarını tek tek çıkmadan küresel bir çağa atladık. Modern aşırının da anonim prototipleri var, kültürel hegemonyası belki de feodalizminkinden daha acımasız. Sanırım okuyucu tarihsel olanın günceldeki sürekliliğini duyumsuyor Mungan’da.


- Mungan’ın edebiyatı sözlü gelenekten gelen anlatıları modern ve post modern biçimle okura sunarken, mit ve efsaneleri yani kültürel mirasınızı da bugüne taşıyarak Türk edebiyatına bir katkı sunduğunu söylüyorsunuz. Siz bu zengin edebiyatın okur üzerinde etkilerini nasıl buluyorsunuz? Bu tür eserler üreten başka yazarlarımız için de bir çalışma yapmayı yeni bir eser yazmayı düşünür müsünüz?

Edebiyat sanatının temel metinleri halk anlatıları ve kültürü, üstelik kültürel belleğimizle yüzleşmemiz, ona eleştirel bakabilmemiz açısından Mungan’ın yapıtları yol açıcı. Diğer açıdan insan doğasının kültür içindeki devinimlerinde Mungan’ın öykü kişileri etik ve estetik seçimleriyle birey olabilmenin direncini sergiliyorlar.

Çok acemiyim, okuyucudan küçük bir ışık alabilirsem, “işe yaramış olma” duygusu beni yüreklendirebilir, yazabilirim.


- Kitabınızda, Mungan’ın kültürel değişime yani Anadolu’nun çok kültürlü yapısının değişimine sitemli olduğunun altı çiziliyor. Sizce Mungan’ın edebiyatı yani sizin değiminizle “çoğulcu” yapıdaki edebiyat, küresel düzenin tek tipli kültür isteğine ne kadar direnebilir? Bunun için sadece yazar değil okur olarak ne yapılmalıdır?

Toplum gibi insan da hem anonim hem de biricik… Biricikliğini de çoğulculuğunu da küresel anonimliğe kurban etmişleri edebiyat göz ardı etmez sanırım. Ama insanlık tek tip yaşam formuyla mutlu olacaksa ki bu kültürün sonudur, zaten derdi kalmadığı için yazanı da okuyanı da kalmaz. Bu mümkün mü?


- Kitabınızda Mungan’ın eserlerinden örnek vererek, anlatı tekniklerini anlattığınız bir bölüm bulunmakta. Burada Mungan’ın bilinen anlatı tekniklerini kırarak, okuyucuyu şaşırttığını belirtiyorsunuz. Ve akademik olarak anlamlı tespitlerde bulunuyorsunuz. Bir okur olarak bu tespitleri de okumak beni mutlu etti. Benim size sormak istediğim aslında merak ettiğim soru ise şu: Mungan eserlerinde halk edebiyatından besleniyor, masal ve efsanelerin olağanüstülüklerinden faydalanıyor. Gerçekle gerçek olmayan ile düş ya da gerçek iç içe geçerek eserini kurguluyor. Ve neticede Mungan eserleri modern edebiyat türü olarak da değerlendiriliyor. Bunu başaran dil midir? Mungan nasıl bir dil kullanıyor da eserleri efsane ve masallardan faydalanırken modern edebiyat türü olabiliyor?

Mungan geçmişten bugüne edebiyatın hem biçim hem de içerik şemalarını eklemleyerek yazıyor, yazdığında eski var ancak yenisi özgün ve çağdaş, sanırım sanatçı olmak bu; başta yüksek bir dil ama teknik ve bilinç, bilgi bütünlüyor dili. Hepsinin dengesi Mungan’ın öyküleri; şiirsel, tadında, tuzunda, çok içten…


- Yeni çalışmalarınız var mı? Varsa bilgi verebilir misiniz?

Genel olarak bahsettiğimiz gibi insanın hafızasının tektipleşmesine, yoksullaşmasına karşı, kültürün olumlu görünümlerine yoğunlaşmaya çalışıyorum. Bir de ekolojik kültür ve edebiyat üzerine henüz taslak bir çalışma planım var.


- Prolog dergi adına cevaplarınız için çok teşekkür ederim.

Ben çok teşekkür ederim, mutlu oldum.




Murathan Mungan Bir Kültürel Okuma Denemesi

Hülya Çevirme

150 sayfa

Kriter Yayınları

2022

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör