Ara
  • YEŞİM GÜNAY

James M. Cain'in Milred Pierce'si




James M. Cain’in, bin dokuz yüz kırk bir yılında yazdığı romanı, Mildred Pierce, Amerika’nın buhran yıllarında ayakta kalmaya çalışan bir ailenin dokuz yıl süren çırpınışıdır. Sonuçta günümüze kadar defalarca filmi çekilen ve dizisi yapılan bir baş yapıt yazmıştır James M. Cain.

Annapolis, Maryland’de, saygın bir eğitimciyle evli bir opera şarkıcısı, 1892 yılının Temmuz ayının ilk gününde, bir erkek çocuğu dünyaya getirir. İrlandalı Katolik aile, oğullarına James M. Cain, adını verir. Eğitiminde sanatla iç içe büyür Cain. Annesine duyduğu sevgiyle etkilendiği sahne dünyası ve müzik, James’in hayal dünyasında önemli bir rol oynar. Kendisini, annesi gibi operalarda şarkı söylerken düşler. Gelecekte olmak istediği yer, annesin de sahne aldığı operadır. Hayallerinden annesine bahseder. Fakat anne Cain, oğluyla aynı fikirde değildir. Ona göre oğlu, bir operadaki başrol erkek sesi için yetersizdir. Anne Cain, oğlunun hayallerini yıkar. Fakat James sanattan vazgeçmez. 1914 yılında, yirmi iki yaşındayken yazar olmaya karar verir. Bilir ki, yeni yolunda da eğitim şarttır. Baltimore American’da muhabirliğe başlar. Ardından Baltimore Sun’a geçer. Bu esnada Birinci Dünya Savaşı başlar. Ve şartlar James için farklı gelişir. Savaşın son yılını Fransa’da, ülkesinin ordu dergisine yazarak geçirir. Savaş biter ve James Amerika’ya döner.

Birinci Dünya Savaşının ardından süper güç haline gelen Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa’nın ödeyeceği savaş tazminatının karşılığında yüklüce bir miktar altın talep eder. Müttefiklerine krediler verir. Ülkede bankalar çoğalır. Bu bankalar çiftçiye, sanayiciye kredi sağlar. Ülke içinde yeni iş alanları açılır. Açılan bu şirketler kısa sürede gelişir. Sonuçta da bu şirketlerin hisse senetleri sürekli artar. Ülke ekonomisi müthiş bir ivmeyle büyür. Ford, otomobil sektörü de devrimini bu süreçte yapar. Fabrika seri otomobil üretimine geçmesiyle, üretimde çalışan işçi ücretlerinde ciddi bir artış gerçekleşir. Tatile çıkan, gayrimenkul satın alan bir işçi sınıfı oluşur. Bankalar da verdiği kredilerle bu işçi sınıfının yanındadır. Her çaba Amerikan ekonomisi daha ileriye taşımak içindir. James M. Coin de savaştan zaferle çıkan güçlü Amerika Birleşik Devleti’nin bir muhabiridir. Gayrimenkul fiyatlarının ciddi oranda şiştiğini, bölgedeki tarlaların bile büyük bir servet değerinde fiyatlara satıldığını, ülkede kapitalizmin popüler bir yaşam haline geldiğini, gayrimenkulünü nakde çevirenin borsaya yöneldiğini, aşırı talep gören hisse senetlerinin yükseldiğini, New York World’de yazar.

Ve, Amerikan ekonomisinde arzulanmayan çöküş, 24 Ekim 1929’da gerçekleşir. Gün tarihe, Kara Perşembe, adıyla geçer. Sonuçta, Amerika için büyük buhran yılları başlar. Ülkede borsa dibe vurmuş, binlerce şirket ve banka batmış, milyonlarca insan işsiz kalmıştır. O gün, 1929 yılı fiyatlamasıyla ülke 4.2 milyar dolar kaybeder. Ülkenin buhran yılları sert geçer. James M. Cain, otuz yedi yaşındadır, bir muhabirken The New Yorker idari editörü görevini üstlenir. James için editörlük kısa sürer. Artık kendisi için yazma zamanı gelmiştir. Düşlediği gibi bir opera sanatçısı olamasa da muhabirlik yıllarının birikimini sahnelemek için sabırsızdır. Romanları ve senaryoları üzerine tam zamanlı yazmaya başlar. Bin dokuz yüz otuz dört yılında ilk romanını yazar. Mildred Pierce, James’in dördüncü eseridir.

Roman, “1931 yılında bir bahar günüydü,” cümlesiyle başlar. Kara Perşembe’nin üzerinden iki yıl geçmiştir. Romandaki karakterler, bu iki yılın canlı izlerini taşır. Mildred Pierce buhran yıllarının Amerika’sında para kazanmak zorundadır. Kocası işsizdir. İki çocuklu aile ellerindeki kısıtlı parayla yaşar. Yaşam doğal akıştadır. Bayan Pierce, evinin mutfağında pişirdiği turtaları satarak ailesinin geçimine katkı sağlar. Pierce ailesi için yaşamın bu şekilde devam etmeyeceği bellidir. Ülke ekonomisinin çöküşüyle işsiz kalan erkeğini sahiplenen bir kadın, erkeğinin savaştan dönüşünü yoksulluk içinde bekleyen bir kadından farksızdır. Her iki kadın da sevgisini sahiplenir. Yeter ki bu kadın, sevdiği adamın bir ihanetini yakalamasın. Bu sahiplenme normal şartlardaki her kadının doğasında vardır. İhanete uğramadığı süreçte de bu sahiplenmeyi sürdürür. James M. Coin de kadınların iç dünyasını o kadar iyi özümlemiş ki romanı, “Acıma-Sahiplenme-İhanet-İntikam” ilişkisinde ilerliyor. Romanın arka planda verdiği bilgiler Amerika tarihinin gerçek akışında ilerliyor. Ülkenin 32. Devlet başkanı Roosevelt’in ülke ekonomisini düzeltecek vaatleri, 31. Devlet başkanı Hoover’in sebep olduğu enkaz günlük diyaloglarda ustaca akar.



ISBN 978-605-9315-87-6

Sertifika No : 24365


Son Paylaşımlar

Hepsini Gör