Ara
  • İNCİ GÜRBÜZATİK

Küçük Mucit Muço Buluşlar Gemisinde


Piyasa,‘Çocuk kitapları çok satıyor’ düşüncesiyle yazılan, çocuk gelişimi açısından sakıncalı, ruhsal yönden sarsıcı, yanlış öğretili -çoğu bana göre çöp- fütüristik çocuk kitaplarıyla dolu. Çocuk kitabı yazmanın daha çok sorumluluk gerektirdiğini biliyor o yüzden de, bu konuyu çok önemsiyorum. Çocukların kitapla tanışmasında, dili, sözcükleri, anlatılan olayları, ders çıkartılacak konuları, kişilerin karakterleri, oluşturulan ortam, atmosfer, özenle, incelikle tasarlanmalı. Başlı başına tartışılması gereken önemli bir konu olarak görüyorum çocuk kitaplarını.

Pelin Gezeryel’in yazdığı Yediveren Çocuk Yayınevi’nin bastığı, ‘Küçük Mucit Muço Buluşlar Gemisinde’ adlı kitabını, benim için okunası, üzerinde konuşulası değerde kılan şey, hemen ilk sayfalarında dikkatimi çeken bir teşekkürle ve son sayfalara doğru ebeveynleri çocuklarıyla işbirliğine çağıran yazılar oldu. Pek çok çocuk kitabında rastlanmayan bu teşekkür ile kitabın finalinde, küçük icatlar konusunda ebeveynleri, çocuklarıyla bir araya getirme çabası, kitabı benim için diğer çocuk kitaplarından farklı kıldı. Kitabın başında, ‘Çıktığım bu keyifli yolculukta, bize yol gösteren ve destek olan psikolog Çiğdem Doğan Bilgin’e sonsuz teşekkürler’ diyordu Pelin Gezeryel. Bu ‘kitapta yazarın, çocuk okurların ruh sağlığı açısından bilimsel bir yanlış yapmasını önleyen bir yol göstericisi var’ anlamına geliyordu. Kutlanası bir özen, çocuk okurlara, onların ana-babalarına, toplumumuzun geleceğine saygıydı bu.

Pelin Gezeryel, karşısında kitabı okuyan çocuk varmış da onunla konuşuyormuş gibi giriş yapıyor kitaba. Çocuklar, kitabı okurken soru sorup cevap bekleyen, kendileriyle konuşur gibi yazan şakacı yazarı, karşılarında capcanlı görüyor olmalılar. Pelin Gezeryel, okur çocuğu karşısına almış ya da o her nerede kitabını okuyorsa yanına oturup onunla konuşur gibi. Bu bir anlatı yöntemi ve başarıyla da uygulamış. Matematiği sevmeyen Küçük Mucit Muço’nun ‘o’ gün okula gitmek istemeyişinin nedenini işte o yüzden ‘şıp’ diye buluveriyor çocuk okur. Onun bahaneleri bildik geliyor çünkü çok inandırıcı.

Sayıların da hikâyeleri olduğunu öğrenmek, matematiği sevmeyen çocukları hemen ilk sayfalarda yakalayıveriyor. Küçük Mucit Muço ile okur çocuğun özdeşleşmesi çok önemli. Sonrasında hikâye maceraya yelken açıyor. Dümendeki kahramanımız Muço, okurunu olduğu yerden alıp denizlere savuruyor. Bunu çok ustalıkla, bilinçle yapıyor Pelin Gezeryel. Daha kitabın kapağına baktığınızda düşünmeye başlıyorsunuz üstelik. Koca gözlüklü neşeli bir çocuk bizim Muço. Bir geminin güvertesinde hem de dümen başında. Elinde altın bir madalyon var ama o ne?

Mucit ne? Muço ne? Muço kim? Niye öyle neşeli? Haydi bakalım çevirelim kapağı…

Kitabın künyesini görelim… Künye ne?

Ya Pelin Gezeryel? Yazarı tanımak gerekmez mi? O kim? Niye yazmış bu kitabı?

Pelin Gezeryel 1976 doğumlu bir yazar. Çocukluğundan beri edebiyata meraklı. Kendi hikâyelerini yazıp resimleyen sonra da küçük kitapçıklar haline getirip arkadaşlarına hediye eden, doğuştan bir yazar. Küçük bir daktilosu varmış. Onunla yazdığı öyküleri çeşitli dergilerde yayımlanmış. Sonra bir meslekle tanışmış, patent uzmanı olmuş ve yazmaya başlamış. Yazdığı ilk kitap da çocuklar için. Kendisi patent uzmanı da, patent ne?

Muço’nun gemisi kalabalık, güvertesinde onlarca insan var ve ellerinde tuttukları tuhaf şeylerle bir o tarafa bir bu tarafa gidip geliyor, aralarında bağıra çağıra konuşuyorlar. Ama durun bakalım siz onları tanıyor musunuz? Adlarını duydunuz mu? Ya dünya uygarlığına katkılarından haberiniz var mı? Söz gelişi Tesla’yı biliyor musunuz? Nobel’i, Graham Bell’i, Wilhelm Conrad, Wright Kardeşler’le uçmaya hazır mısınız? İçlerinde Mary Andersen gibi kadınlar da var. Grace Murray Hopper bir amiral ama amiralliğin dışında bugün sizi çok ilgilendiren ilginç ne tür bir buluş yapmış olabilir? Bunu duydunuz mu? Okuyunca şaşıracaksınız kesin.

Ah! Albert Einstein, kabarık beyaz saçlarınızla siz hiç unutulur musunuz?

Ah! Söylemezsek olmaz, bu gemide öyle çok kapı var ve öyle gizemliler ki.

Mucit olup icat yapmanın gereksinimle ilgili olduğunu ama bunun için de düşünmek, heyecan ve sabırla çalışmak gerektiğini öğrenip anlamak çok önemli. Küçük Mucit Muço’nun gemisinde pek çok gizemli kapı var ve aralık bırakılmış üstelik. O kapıları, yazarın ustalıkla aralık bıraktığını, yalnızca Muço’nun değil, okurun da açıp içine girmesini istediğini anlıyoruz. Küçük Mucit Muço’yu okuyan meraklı okura düşen de, kapıyı açıp kendisini değiştirecek o gizemli odaya girivermek.

Buluşlar gemisi ilk sayfalarda limandan hareket ettiğinde, çocuk okurlar için değişim çoktan başlamıştır. Son sayfalarda gemi limana geri dönüp de demir attığında, kitabı okumadan önceki okur değildir çocuklar artık. Denizde geçen bir yol macerası bu. Okur gezgini değiştiren, seyahat olmayan yolculuktur.

Kitabın son sayfalarında gemi limana yanaşıp yol bitse de, okur kendi heyecanlı macerasına yelken açmıştır. Muço’nun macerası bittiğinde dümenin başında artık Muço’yu tanıyan okur çocuklar vardır. Küçük çaplı buluşlar için son sayfalarda deneyler hazır, merakla onları bekliyor çünkü. Çevir çevir öğren. Kim bilir hangi buluşun izinde, okuduklarının ardından derin düşünmektedir artık. Üstelik anne babalarıyla, yakınlarıyla birlikte.


Pelin Gezeryel

Küçük Mucit Muço Buluşlar Gemisinde

Çocuk, 136 s.

Yediveren Çocuk, 2020.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör