Ara
  • ASLIHAN DUMAN

Kurmacayla gerçek, yazarla kahramanın ilişkisi üzerinden “Petersburg’lu Usta”




Nobel ve Booker (iki kez) ödülleri sahibi J.M. Coetzee’nin Petersburg’lu Usta romanı (1) yoğun, melankolik ve zor, ama üzerinde çalışan okur için ilginç bir deney. Hikâyenin kahramanı Dostoyevski fakat Petersburg’lu Usta’da anlatılan olaylar yazarın yaşamına dair bildiklerimizle örtüşmüyor. Coetzee, bu deneyde kurmaca ile gerçek arasında özgürce gidip geliyor. Bu eser için yapılabilecek farklı okumalardan biri de romanın bu özelliğinden yola çıkarak kurmacayla gerçeğin, yazarla kahramanının arasındaki ilişkinin tartışılması.

Roman 1869 yılında üvey oğlu Pavel İsaev’in ani ölümü nedeniyle o sırada Dresden’de yaşayan Dostoyevski’nin gizlice St. Petersburg’a dönmesiyle başlar. Pavel, burada yüksekten düşerek ölmüştür. Bu trajedinin arkasındaki nedir ve kimdir? Bu sorunun yanıtını ararken Dostoyevski bir yandan bu ölümle yüzleşmeye çalışıp bir yandan da Pavel’in son zamanlarda birlikte olduğu insanlarla karşılaşır. Pavel’in ev sahibesi Anna Sergeyevna ile bir ilişkiye girer. Bu ilişki kadının kızı Matriyona’nın varlığı ile giderek daha karmaşıklaşan bir hâl alır. Pavel’in içinde yer aldığı anlaşılan bir yer altı örgütünün lideri Neçayev ve üyesi Finli Katri ile karşılaşır. Pavel’in bu örgütle ilişkisi nedeniyle polisle de birkaç kez bir araya gelmesi gerekir. Bütün bu olaylar Dostoyevski’nin, ünlü romanı Ecinniler’i yazmaya başlamasını sağlar.

Petersburg’lu Usta Dostoyevski’nin gerçek Dostoyevski ile pek çok ortak yönü var. Gerçek Dostoyevski de Petersburg’lu Usta da bir süreliğine Almanya’ya Dresden’e yerleşmiş. Her ikisinin de ikinci karısı Anna Grigoriyevna Dostoyevskaya, her ikisi de işlerini yoluna koymak için dostu Apollon Maykov’dan destek alıyor, her ikisinin de kumar bağımlılığı yüzünden mali durumu epey sıkıntılı ve her ikisinin de ilk evliliğinden Pavel Aleksandroviç Isayev isimli bir üvey oğlu var. Ayrıca her ikisi de sara nöbetleri geçiriyor. Bunlara ve diğer benzerliklere karşın hikâye gerçek hayattan çok temel noktalarda farklılaşıyor. Gerçek Dostoyevski ancak 1871’de St. Petersburg’a dönmüş ve üvey oğlu Pavel de Dostoyevski hayattayken değil, onun ölümünden sonra vefat etmiş.

Kurmacayla hayatın gerçeğinin karşılaştığı bir başka önemli nokta da Dostoyevski, Neçayev olayı ve Dostoyevski’nin büyük eseri Ecinniler’in arasındaki ilişki. Gerçek hayatta 1869’da önce St. Petersburg ve Moskova’da patlak veren öğrenci olaylarıyla ilgili olarak nihilist Neçayev’in adı geçmeye başlar ve Neçayev aynı yıl Moskova’da bir öğrencinin öldürülmesiyle ilişkilendirilir. O sırada Dresden’de yaşayan Dostoyevski, Neçayev olayından derinden etkilenir. Ecinniler romanına kaynaklık eden tarihi olayların ve kişilerin içinde de en başta geleni bu olay ve baş kahramanı Neçayev (2). Petersburg’lu Usta’da da üvey oğlunun ölümüyle ilgili sorularına cevap arayan Dostoyevski Neçayev ile karşılaşır ve onunla çeşitli tartışmalara girer. Neçayev ve oğluna ilişkin öğrendikleri ve hayalinde canlandırdıkları, St. Petersburg’a döndükten sonra karşılaştığı yeni insanlar, polisten aldığı oğluna ait mektup ve kağıtlarda okudukları Ecinniler’in yazılmasına giden yolu açar. Dolayısıyla Petersburg’lu Usta’da da Neçayev, Ecinniler romanının önemli kaynaklarından biri.

Coetzee’nin tarihsel bir kişiliği ve onun çevresindeki olayları, olayların gerçek akışından farklılaştırarak anlatmasının kafa karıştırıcı olduğunu kabul etmek gerekiyor. Gene de Petersburg’lu Usta, gerçek Dostoyevski ve yazar Coetzee arasındaki ilişkiler üzerinde düşünmeye değer.

Üvey oğul Pavel’in yüksekten düşerek ölümü kurmaca Dostoyevski’nin yaşamının gerçek Dostoyevski’den en belirgin farklılaştığı nokta. Tam da bu noktayla ilgili olarak Coetzee’nin bu romanı yazmaya başlamadan iki yıl önce 1989’da kendi oğlu Nicolas’ı Johannesburg’da on birinci kattan düşerek kaybettiğini belirtmekte yarar var (3). Petersburg’lu Usta’nın üvey oğlu Pavel’le ilişkisini, onun ölümüne dair tahayyüllerini ve bu ölümün ardından tuttuğu yası Coetzee’nin kendi yaşadığı trajediden bağımsız olarak düşünmek imkânsız.

Daha romanın başında Coetzee, Pavel’in ölmüş olmasıyla Petersburg’lu Usta’nın kurmaca bir karakter olduğunu yüzümüze çarpıyor. Bu da romanın kahramanı Dostoyevski ile gerçek Dostoyevski arasına bir mesafe koyuyor. Böylece hem Coetzee hem de biz okurlar bu kahramanı oluştururken özgürleşiyoruz.

Bir kez gerçekten böylesine uzaklaşınca Coetzee’nin neden bu ayrılmayı sonuna kadar götürmediğini sormadan edemiyorum. Kahramanımız neden Dostoyevski de büsbütün kurmaca biri değil? Yaratıcılık gibi karmaşık bir süreçte yapılan tercihlerin nedenlerini kestirmek elbette ki çok zor. Ama bu sorunun cevabını tartışmanın bir derinlik sağlayacağı yadsınamaz.

Gene Coetzee’nin kendisine dönecek olursak onun hem yazar hem akademisyen olarak Dostoyevski’yi yakından incelediği biliniyor. Bu açıdan bakınca kahramanı büyük usta olan bir romanın Coetzee’nin elinden çıkmış olması pek şaşırtıcı değil.

Ayrıca, okur için bu tercih hikâyenin arka planına on dokuzuncu yüzyıl Rusya’sını ve edebiyatını, Dostoyevski’nin hayatını ve başta Ecinniler olmak üzere eserlerini yerleştiriyor. Siyasi şiddet, baba-oğul rekabeti gibi tartışmalar Petersburg’lu Usta’nın sınırlarını aşıp bu geniş alana yayılıyor, zenginleşiyor.

Kurmacayla gerçeğin, yazar ile kahramanının ilişkileri bağlamında kesin yargılara varmak elbette ki imkânsız. Ama bu ilişkileri irdelemek Petersburg’lu Usta’ya farklı boyutlar, yeni derinlikler kazandırıyor. Salt kâğıdın üstündeki hikâyeyi değil, onun başındaki yazarın yazma sürecini anlamlandırmaya çalışırken son sözü Petersburg’lu Usta’ya bırakmak belki de en doğrusu:

Maksimov’un yardımcısı ve sorduğu soru geliyor aklına: “Ne tür kitaplar yazarsınız?”

Vermiş olması gereken yanıtı şimdi biliyor artık: “Ben gerçeği saptırırım yazdıklarımda.

Dolambaçlı yolu seçer ve çocukları karanlık yerlere götürürüm. Kalemimin dansını

izlerim.”




(1) J.M. Coetzee, Petersburg’lu Usta, Can Yayınları, 2003

(2) Joseph Frank, Dostoyevski: Çağının bir Yazarı, Everest Yayınları, Şubat 2017

(3) Hania A.M. Nashey, Let the Demon in: Death and Guilt in The Master of Petersburg, in “Travelling Texts: J.M. Coetzee and Other Writers”, Bozena Kucela and Robert Kusek (eds), Peter Lang, 2014

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör