Ara
  • İKLİM YILDIZ

McEwan’dan siyasi bir hiciv: Hamamböceği


Ian McEwan’ın yeni romanı Hamamböceği Lâle Akalın’ın çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları tarafından okurlara sunuldu. İngiliz edebiyatının yaşayan önemli isimlerinden olan McEwan, İngiliz edebiyatı eğitiminin yanında yaratıcı yazarlık dersleri de almıştır. Dilimize de çevrilen Sahilde adlı romanıyla İngiltere’de yılın kitabı ve yazarı ödüllerine layık görüldü. Hamamböceği siyasi hiciv türünde bir kısa roman; İngiltere’den Fransa’ya, Almanya’dan Washington DC’ye dünya siyasetinin karmaşasında, insanî değerlerden uzak bir güç savaşı içinde İngiliz mizah geleneğini ve Kafka’nın Dönüşüm adlı romanındaki unsurları buluşturuyor. Eser yazarın ön sözüyle başlıyor, öncesinde ise bir not: “Bu kısa roman bir kurmaca eserdir. Adlar ve karakterler yazarın hayal ürünüdür ve ölü ya da diri gerçek hamamböcekleriyle aralarındaki benzerlikler bütünüyle rastlantısaldır.” Bu sözleri söyleyen birinin roman içinde neler yapabileceğini hayal etmeniz zor olmayacaktır, evet her şey alenen ortada ve kim kimdir o kadar açık ki...


Metinlerarası İlişkiler: Franz Kafka, Jonathan Swift

Yazarın, eserin önsözünde de değindiği gibi bazı önemli edebiyat metinleri Hamamböceği adlı kısa romana kaynaklık ediyor. Hamamböceği, Kafka’nın Dönüşüm romanındaki gibi başlıyor: “Zeki ama bir derinliği olduğu kesinlikle iddia edilemeyecek olan Jim Sams, o sabah huzursuz rüyalardan uyanınca kendini devasa bir yaratığa dönüşmüş buldu.” Romanın odağındaki kişi Jim Sams bir hamamböceği ve İngiltere başbakanı olarak karşımızda. Kafka’nınkinden farklı olarak eser boyunca hiçbir tiksinti, yabancılaşma, hayattan kopma söz konusu değil. En can alıcı tarafı da belki budur eserin, herkes her şeyin kabulü içinde, karşımızdaki bir insan mı hamamböceği mi fark etmeyen bir ortam. Jonathan Swift’in Alçakgönüllü Bir Öneri adlı eserini ise İngiliz yönetimini eleştirmesi bakımından örnek almıştır ki Swift’in Gulliver’in Gezileri adlı eseri de İngiliz toplumuna, İngiliz siyasal ve dinsel kurumlarına yöneltilmiş çok sert bir eleştiri içermesi bakımından da ilişkilidir. McEwan ön sözü şu cümleyle bitirerek en derin problemlerde mizaha olan ihtiyacı da vurguluyor: “Eğer akıl gözlerini açmaz, galebe çalmazsa, biz de o zaman kahkahaya güvenmek zorunda kalabiliriz.” Mizah, söyleyeceklerimizi suç olmaktan çıkaran ve geniş bakış açısıyla en fazla kişiye ulaşılmasını sağlayan bir araç değil midir zaten?


Hangi Ülkede Yaşadığınız Fark Etmez

Eserde Ian McEwan olayları İngiltere özelinde anlatıyor olsa da siyaset ve onun getirdiği insanî erdemlerden uzak ilişkiler her ülkede görülmekte. Romanda iktidara gelmek ya da orada kalmak için yapılanlar insanın kanını donduran cinsten ve hicvin tam da yazarın imdadına yetiştiği yerler buralar. İngiltere başbakanı Jim Sams’in iktidarını bozacak her şeye, herkese acımasız şekilde saldırması ve bunun gibi pek çok şey, eser boyunca siyasî bir dönemde yaşanan entrikaların belgesele alınmış bir kaydı gibi okura izletiliyor. Bir yandan da siyasî acımasızlık ve entrika bolluğu açısından politik drama türündeki House of Cards adlı Amerikan dizisini anımsatıyor. Ayrıca roman boyunca kahramanlarının hamamböceği olup olmadığını düşünmüyorsunuz bile, çok nadir, benzer birkaç ifadeyle ara ara hissettiriliyor o kadar: “Kendi türünün ürettiği salgısal bilinçdışı ona gideceği yön konusunda içgüdüsel bir bilgi bahşetmişti.” Salgısal sözcüğü birçok yerde aslında karşımızda hamamböceklerinin olduğunu bize gösteren kelimelerin başında geliyor. Eserde kirli siyasetin ve “tüket, itaat et, öl” üçlemesinin devamını isteyen, çıkarına olmayan her şeyin ölmesi gerektiğini savunanlar birer hamamböceği gibi karşımızda. Jim “Tersincilik” diye bir yol uydurmuş, ekonominin akışını dediğim dedik bir tavırla, diktatör gibi bütünüyle tersine çevirmek üzere bir çalışma başlatmış ve referandumdan galip çıkmıştır. Ancak basın ve halkın beklentisi farklıdır; itiraz eden yerel siyasetçiler, dünya kamuoyu ise hayretle olanı biteni izlemektedir. İngiltere’de yaşananlar eleştiriliyor gibi gözükse de olan bitenin tüm dünyayı kapsadığını söylemek yanlış olmaz.


Ian McEwan

Hamamböceği

Roman, 88 s.

YKY, 2020

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör