Ara
  • NEŞE AKSAKAL

Yabancılaştıran bir metin: Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı


Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı adlı öykü kitabını ilgiyle okuduğum Hatice Meryem, hem kitabının yapısal kurgulanışı hem de içeriği bakımından yabancılaştıran bir metin örneği sunuyor okura. Öykü kitabı, öykülerden oluşması gerekirken, yapısal olarak alışılmadık bir metin, kitabı yazma amacını açıklayan metinler içeriyor: “ben bu kitapta kadın katillerinin kafasına girmeye çalıştım. bazıları beni bu öyküleri yayımlayarak sadece şiddeti çoğaltmakla itham edebilir. ancak yanılır! Bir kere gerçeğe gözümüzü kırpmadan bakalım diye yazdım ben bu kitabı… emniyet birimlerinde, cinayet bürolarında “erkek cinayetleri masası” kurulsun diye yazdım ben bu kitabı.” Kitapta ayrıca maddelerden oluşan “Yarın Bir Kadını Öldüreceklere Tavsiyeler” başlığı altında yine alışılmadık bir dille yazılmış, yadırgatan açıklamalardan oluşan ayrı bir metin yer alıyor. Dolayısıyla bir el kitabı, bir makale ya da deneme formu veriliyor kitaba.

Kitabın adını -Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı- da eklersek, “Yarın Bir Kadını Öldüreceklere Tavsiyeler” ile Hatice Meryem, okuru uyandırıyor, bir anlamda okurun gözünün açılmasını sağlıyor. Öykülerinde kadın cinayetlerinin önünün alınmadığı (alınmak istenmediği) rahatsız bir toplumu okura gösteriyor. Kadın cinayetlerinin ne kadar sıradanlaştığına, gün be gün bu cinayetlere alıştırıldığımız konusuna dikkat çekiyor ve okuru bu konuyla ilgili düşünmeye çağırıyor; yazar toplumsal bir bilince kapı aralıyor öyküleriyle: “Hâlâ en klişe yöntemi tercih ederek ve eğer ekmek bıçağı kullanacaksanız lütfen bir gün önceden güzelce bileyletin… Eğer ani bir şokla öldürmek isterseniz yekten intihara sürükleyin. Bel altı vurun ve sistematik olarak onu orospulukla suçlayın.”

Berthold Brecht’in tiyatro metinlerindeki yabancılaştırma tekniklerini anımsayalım. Toplumdaki olaylara, insan ilişkilerine atılan o donuk bakışı yok etmek için Brecht’in uyguladığı bir tekniktir yabancılaştırma. Kitapta bu teknik kullanılarak izleyicinin/okurun duygusallıktan uzaklaştırılıp toplumda yaşatılan olaylara eleştirel bir bakış atması sağlanıyor; okurun olaylara duygusal bakması istenmiyor çünkü duygusallığa boğulan insan kaçınılmaz olarak eleştirellikten, nesnellikten uzaklaşıyor. Hatice Meryem’in Brecht’in yabancılaştıran metinlerini andıran bu öyküleri okuru sarsıyor, onun kadınlar ve kadın cinayetleri üzerine düşünmesini sağlıyor; kadın cinayetlerinin nedeni nedir, kadın kimdir, kadının özgürlüğü nerede başlar, erkek katillerin kafa yapısı nasıldır… sorularını sordurarak toplumun kadına yaklaşımını içerden derin bir bakışla sorgulatıyor. Bu sorgulama alaysamalı bir dille, satirik yaklaşımla ve yadırgama yöntemleriyle birlikte gerçekleşiyor. Kitap sonunda okurun vicdanını harekete geçiriyor. Hatice Meryem, kadını değil, erkeği; öleni değil öldüreni anlatıyor, katili okurun çok yakınına sokuyor.

Özgün ve çekici anlatımıyla, okumazsak kayıp diyeceğimiz bir öykü kitabı.


Hatice Meryem

Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı

Öykü, 84 s.

İletişim Yayınları, 2020.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör