Ara
  • NİLGÜN ÇELİK

YOK OLMANIN EŞİĞİNDE BİR DİRİLİŞ ROMANI;BİR BAŞKA DÜĞÜN GECESİ



Okuru, “… Ama gençlik sakınımsızdır, çabuk güvenir,” diye karşılayan bir roman Bir Başka Düğün Gecesi. Kıpır kıpır, umutları olan gençlik, o gençliğin hayallerin yıkılışı, o yıkılışta bir, hatta birçok kadının çaresizliği ve travmalar… Yani baştan sona kadın, cinayet, istismar, devlet, devrim ve siyaset sarmalında yeni bir roman Erendiz Atasü’den.

Bu yılın Eylül ayında Can Yayınlarından çıktı.

“Adalet Ağaoğlu’nun Bir Düğün Gecesi’nde 1970’ler Türkiye’sinin egemen sınıfını izleriz,” dedi, “Biz bu gece 21. Yüzyıl Türkiye’sinin yeni orta sınıfını seyredeceğiz. Yangın yerinde panayır.” Romanın kahramanı Oğuz Gerçeker’in repliğinde roman özetlenmiş gibi olsa da o panayıra gelene kadar kaç yangın olmuştur? Atasü’nün kaleminden okur, bu olaylara tek tek şahit oluyor.

Erendiz Atasü’nün kitabın girişinde polisiye olayın gerçekliğinden, suçluların beraatından bahsetmiş olması ve kurguyu diğer kişi ve olaylarla zenginleştirmesi, bu olayların tam da ortasında yaşadığımız gerçeğini 21. Yüzyıl Türkiye’sine hiç yakışmasa da yeniden düşündürüyor. Her gün medyada, istismara uğrayan, kendini yüksek binalardan aşağı atan genç kızları okuyor, tanıklık ediyor olsak da bir romanın sayfa aralarında okumak sadece yitirdiklerimizi değil, geriye kalanların da yaşarken nasıl yok olduklarını hatırlatıyor. Edebiyat tam da burada usta kalemlerin eserlerinde görevini yapmış oluyor.

Erendiz Atasü romanlarındaki kadın sorununu Bir Başka Düğün Gecesi’nde daha katmanlı olarak ele almış. Kadın istismarını “Güzelliğe edilen hakaret” cümlesiyle çok naif vurgulamış olsa da bu istismardan sadece kadının değil, etrafındaki tüm insanların etkilendiğini, hayatlarının değiştiğini kat kat altını çizerek okura sunuyor. Romanın ilerleyen sayfalarında olayı yaşayan baş kahraman Menekşe yani “sakınımsız” genç ile olaydan sonra kişilik değişimine uğrayan ağabeyi Cenk’in intikamının yine bir kadın üzerinden olması, bu tür vahşet olaylarında oluşagelen bunalımı okura başka bir pencereden de sunması Atasü’nün tecrübesi, duyarlılığı ve başarısıdır. Toplumun en savunmasız alanı kadın, istismar edilirken de intikam alınırken de odak noktasıdır. Bunun yanında yine aynı olay sebebiyle çıkmaza düşen ailedeki diğer kadınlar ise suçlu ararken savunmasız bir kadını, en zayıf halkayı hedef almaktan geri kalmayacaktır. Yani kadın sorununda “sorunun” sadece erkek olmadığını vurguluyor Atasü.

Erendiz Atasü, tüm bu olayların yanı sıra bugünün Türkiye’sinde çoğu kez hayal kırıklığı yaşadığımız adalet ve hukuk düzenini de sorguluyor. Kahramanına zorla yalan ifade verdirip imza attıran polis memuruyla, olayın sonuçlanmasında hâkime tokmağı masaya vurduran Atasü, dikkatli okur için ahlaksızlığın ve çürümüş düzenin altını çizmekte. “… Kim bu adamlar, bu sözde hakimler, savcılar? Ne zaman türediler? Kim yetiştirdi onları?...” Atasü, yılların tecrübesiyle kurduğu kurgu ağında sosyal düzenin çarpıklığından, adaletin tükenmişliğinden ve ülkenin tüm çıkmazlarından ince ince bahsediyor ve soruların cevaplarını yine kurgu içinde veriyor.

Bir Başka Düğün Gecesi, bir konu altında birçok sorunu okurun dikkatine sunduğu için her birinin ayrı başlıklarda incelenmesi mümkün bir roman. Hepsi aynı önemde kuşkusuz. Ancak, Atasü’nün sevgisiz büyüyen çocukların hele baba sevgisinden mahrum kız çocuklarının hayatları boyunca bu açığı kapatma isteklerini bir çöküş olarak ifade ediyor olmasının vurgulaması önemli. Sonra bir başka çok önemli konu da çökmüş toplumlardaki pedofili vakalarının normalleştirilmesi kuşkusuz. Her iki konudan da bahsediyor olması romanı okurun gözünde farkı kılacaktır.

Atasü, yarattığı tüm karakterleri sınıfsal tabanlarına titizlikle oturtmuş olduğundan kişilerin sahici olmaları ve romana zıt düşmeyişleri yine aynı ölçüde bu karakterlerin sınıflarına yani sosyal yaşamlarına uygun tepkiler veriyor olması romanı gerçekçi ve capcanlı kılıyor.

Edebiyatımızın güçlü kalemi Atasü, Menekşe’nin başına gelen travmadan kendi ailesi ve konuya dahil olan farklı sınıftan gelen diğer ailelerin, bu sorun etrafında nasıl değiştiklerini, kendi iç hesaplaşmalarına döndüklerini, dağılmanın eşiğine gelmelerini başka gözden görmemizi sağlıyor,

Atasü’nün kadın kahramanlarından beklenen eylem de yine baş kahramandan geliyor. Menekşe kendini sağaltırken, sanata tutunuşu, kendini ifade etme tekniğini sanatla bulması belki birçok okura ilham olacaktır. Bu anlamda yazarın ve kahramanın rolü paha biçilemez.

Ancak son noktayı devrime yaptığı vurgu ile koymak yerinde olacaktır. Türkiye’de milletin iradesi dışında yapılmış olan ihtilallerin, gençlerin devrim hayallerini yıktığı gibi birçok hayatı da oradan oraya savurması Atasü’nün aydın bakışıyla kaleme alınmış. İhtilallerde siyasi başarı ne ise, kurguda hatırlatmak istenen bu şiddetin sonucunda savrulan ne gençler, ayrılmak zorunda kalan ne bedenler olduğudur.

Evet kitabın sonunda bir düğün var, Atasü’nün kadın kahramanlarına yaraşan dirilişte bir düğün. Ama neden bir düğün daha olmasın?

Erendiz Atasü’nün son kitabı Bir Başka Düğün Gecesi soluk almadan okuyacağınız bir roman.

Okuru çok olması dileğimle.


Son Paylaşımlar

Hepsini Gör