Ara
  • NİLGÜN ÇELİK

Z Kuşağını Anlatan Roman: Yeşil Vadinin Korkusuz Çocukları


Bu yılın Eylül ayında Kırmız Kedi Çocuk Yayınları’ndan yepyeni, dopdolu bir çocuk kitabı yayınlandı. Demet İkinci’nin ilk romanı.

Yeşil Vadinin Korkusuz Çocukları, bana kalırsa edebiyatımızın Pal Sokağı Çocukları eşitliğinde.

Kitabı sadece gençler değil herkesin bir solukta ve merakla okuyacağını düşünüyorum.

Yeşil Vadinin Korkusuz Çocukları, kalabalık kadrosu ve durağan olmayan kurgusuyla bir solukta okunuyor. Ufuk, Güneş, Tonya, Berkay ve daha birçok kahraman var. Ama bu, okuru korkutmasın. Hepsinin gözü kara ve tek bir amacı var. Ve o amaç için organize olabilmemin gücünü biliyorlar. Demet İkinci, kahramanlarına can verirken okuru onlardan uzaklaştırmıyor. Bir kamera gibi her türlü hareket ve eylemlerini tek tek izletirken, replikleriyle de adeta kahramanları beyinlere kazıyor, unutulmaz kılıyor. Kahramanların birbirleriyle iletişimi, olaylara bakışı, gösterdikleri refleksler hepsi ustaca yerli yerinde. Bu çocuklar öyle ki espriyi de dozunda yapıyor, gözü kara, olaylara dalmayı da. Haklı bildikleri davalarından kolay kolay vazgeçmiyorlar. Pal Sokağı Çocukları’nın kararlılığı ve son dönemde sıkça duyduğumuz Z kuşağının karışımı var Yeşil Vadinin Korkusuz Çocukları’ nda.

Yeşil Vadinin Korkusuz Çocukları’ nın hayal gücüne hayran olmamak elde değil. Hızla akıp giden zamanı ve bu dijital dünyaya soluk aldıracak bir şey varsa o da çocukların hayal gücü olacağı kanısındayım. Kahramanımız Beril, çıkış yolunu bulma ihtimali olan nesneyi bilmeden hayaline taşıyor. Demet İkinci’nin hayallerin gerçek olma olasılığının çocuklara mesaj verdiğini ve altını gizli gizli çizdiğini düşünüyorum. “Dereden bir denizatı çıksa örneğin. …Hatta bir denizatı ordusu… Sahanın etrafını sarsalar, kimsenin içeri girmesine izin vermeseler. Biz de sonsuza kadar mutlu mesut futbol oynasak.”

Kitabın büyüsü sayfalar ilerledikçe daha çok yükseliyor. Her gün gündemde yer bulan AVM meselesi bu kez kahramanların kontrolüne geçiyor. Öyle ki bu onlar bu davalarında büyüklerden çok daha gözü kara bir macera içindeler. Kentimiz değişirken bizim söz söyleme hakkımız yok mu?” diyen, dinamik Z kuşağı…

Demet İkinci, kitabın satın aralarında, itiraz ettiği bürokratik davranışları da kahramanların diliyle gündeme getiriyor. “Halk senin ayağına ne gelsin a oğul bir derdimiz varsa sen geleceksin tabi. Seni ne için seçtik?” Cümlesiyle yeni neslin unuttuğu değil, bilmediği bürokratik ahlakı, davranışı öğretir gibi.

Gittikçe yükselen büyü dedim ya, bunda çok haksız değilim. Kurgu öyle bir düzlemde ilerliyor ki ibre gittikçe yukarı çıkıyor. Gençler kendi etraflarında gördükleri çarpıklığı elime imkân geçtiğinde ya ben de yaparsam korkusuyla endişe ve üzüntü duyuyorlar. İşte yine ustaca bir sorunun altını çiziyor İkinci. Teoride yapılmaması gerekenler pratikte yapılmak zorunda kalınırsa o benlik kaça bölünür? Çocukluk paramparça olur mu? “Çünkü bazen ben de kendimi yeni binalar yaparken buluyorum. Ya ben de bir gün ormanı yok etmek zorunda kalırsam?”

Yeşil Vadinin Korkusuz Çocukları, yeşilin mücadelesini veren korkusuz çocukların romanı.

Bu çocukların başına neler gelmiş? Kim haklıymış kim haksız? Merak edenler için, mutlaka okunmalı.


Yeşil Vadi'nin Korkusuz Çocukları

Demet İkinci

Kırmızı Kedi Yayınevi

168 sayfa, 2021



Son Paylaşımlar

Hepsini Gör